Blogİdare Hukuku

Kamulaştırmasız El Atma: Tazminat ve Görevli Yargı Yeri

Kamulaştırmasız el atmada fiili ve hukuki el atma ayrımı görevli yargı yerini belirler. İdari yargıda izlenmesi gereken sıra ve tazminatın hesabı.

C
Av. Seher Koçak, LL.M.
6 Ağustos 2026
Kamulaştırmasız El Atma: Tazminat ve Görevli Yargı Yeri

Kamulaştırmasız el atma, idarenin bir taşınmazı usulüne uygun kamulaştırma yapmadan fiilen kullanması veya imar planıyla kamu hizmetine ayırıp uzun süre kamulaştırmaması nedeniyle malikin mülkiyet hakkının ihlal edilmesidir. Uygulamada iki ayrı görünümü vardır ve bu ayrım hangi yargı kolunda dava açılacağını belirler: fiili el atma adli yargıda, hukuki el atma ise idari yargıda görülür.

Bu yazıda iki el atma türünün farkını, idari yargıda izlenmesi gereken sırayı, tazminatın nasıl talep edileceğini ve Danıştay ile Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ele alıyoruz.

Fiili el atma ile hukuki el atma farkı

Ayrım, idarenin taşınmaza fiziken girip girmediğine dayanır.

Fiili el atmaHukuki el atma
Ne olur?İdare taşınmaza fiilen girer; yol, park, okul yaparTaşınmaz imar planında kamu alanına ayrılır, ancak kamulaştırılmaz
Mülkiyete etkisiKullanım tamamen engellenirMalik tasarruf edemez, yapı yapamaz, satamaz
Görevli yargıAdli yargı (asliye hukuk)İdari yargı (idare mahkemesi)
TalepBedel / el atmanın önlenmesiKamulaştırmama işleminin iptali, ardından bedel

Fiili el atmanın varlığı kabul edildiğinde, değerlendirmenin taşınmazın bütünü üzerinden yapılması gerekir:

"Bir bütün olan taşınmazın tamamı açısından fiili el atmanın varlığı kabul edilerek değerlendirmenin bu şekilde yapılması gerekmektedir."

Danıştay 6. Dairesi, E. 2017/2028, K. 2020/11281, T. 23.11.2020

Bu, parçalı değerlendirmeyi önleyen önemli bir kuraldır: idare taşınmazın bir kısmına girmiş olsa dahi, kalan kısım kullanılamaz hâle gelmişse taşınmaz bir bütün olarak ele alınır.

Kamulaştırmada kamu yararı zorunluluğu

Kamulaştırmasız el atma, kamulaştırmanın anayasal koşullarını ortadan kaldırmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça ifade etmiştir:

"Kamulaştırmasız el koymada da, kamulaştırmada olduğu gibi, taşınmazın edinilmesinde kamu yararının bulunması zorunludur."

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/441, K. 2016/123, T. 29.01.2016

Pratik karşılığı şudur: idare "zaten el attık, bedelini öderiz" diyerek kamu yararı denetiminden kurtulamaz. Kamu yararı bulunmayan bir el atma, bedel ödense dahi hukuka uygun hâle gelmez.

İdari yargıda izlenecek sıra

Hukuki el atmada en sık yapılan usul hatası, doğrudan tazminat davası açmaktır. Danıştay'ın yerleşik yaklaşımı, önce işlemin iptalini, sonra bedelin talep edilmesini gerektirir:

"İdarenin taşınmazı kamulaştırmaması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlanması durumunda, kişinin bu işlem nedeniyle taşınmazının değerini talep edebilmesi için öncelikle kamulaştırmama işleminin iptalini sağlaması, bunun yasal sonucu olarak da mülkiyetin bedele çevrilmesini talep etmesi gerekmektedir."

Danıştay 6. Dairesi, E. 2021/1258, K. 2022/3461, T. 23.03.2022

Aynı Daire, bedel tespiti ve tescil davasının bu iptal davasının devamı niteliğinde olduğunu belirtmiştir: "İdarenin hukuka aykırı işleminin iptal edilmesi sonucunda kamulaştırma işlemi gerçekleştirileceğinden, kamulaştırma yükümü altında olan idare tarafından bedel tespiti ve tescil için açılacak dava ise iptal davasının dolayısı ile kamulaştırma işleminin sonucu ve tamamlayıcısıdır."

Bu sıralamayı atlayan dosyalarda mahkeme çoğu zaman esasa girmeden görev veya usul yönünden karar verir. Doğru yol, önce idareye kamulaştırma yapılması için başvurmak, başvurunun reddi veya zımni reddi üzerine iptal davası açmak, iptal kararının ardından bedele ilişkin süreci yürütmektir.

İdareye başvuru aşaması atlanmamalı

İdari yargıda dava, kural olarak idarenin bir işlemine veya bir başvurunun reddine karşı açılır. Hukuki el atmada bu, taşınmazın kamulaştırılması için ilgili idareye yazılı başvuru yapılması anlamına gelir. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi bu zımni ret tarihinden işlemeye başlar.

Başvurunun doğru idareye yöneltilmesi ayrıca önemlidir. Taşınmazı planda kamu alanına ayıran idare ile kamulaştırma yükümlülüğü altındaki idare her zaman aynı olmayabilir; okul alanı, yol, park veya sağlık tesisi gibi kullanımlar farklı kurumların sorumluluğundadır. Yanlış idareye husumet yöneltilmesi, süresinde açılmış bir davada dahi ek yargılama süresine ve masrafa yol açar.

Başvuru dilekçesinde talebin net olması gerekir: taşınmazın kamulaştırılması mı, yoksa kısıtlılığın kaldırılması için plan değişikliği mi isteniyor? Bu iki talep farklı sonuçlar doğurur ve idarenin cevabı da buna göre şekillenir.

Görev tartışması hâlâ canlı

Ana ayrım yerleşiktir: Yargıtay, taşınmaza fiilen el atılmadığı, kısıtlamanın yalnızca imar planından kaynaklandığı hâllerde görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu istikrarlı biçimde kabul etmiştir. Bu yöndeki kararlar bir dönem Yargıtay 18. Hukuk Dairesince verilmiştir; anılan daire 2020'deki yapılanmayla kapatılmış olsa da ortaya koyduğu ölçüt geçerliliğini korumaktadır.

Tartışma, kısıtlamanın idari yargıda tespitinden sonraki aşamada yoğunlaşır. Danıştay 6. Dairesinin bir kararında yer alan karşı oyda, mülkiyetin bedele dönüştürülmesi isteminin idari yargının yetki alanında olmadığı; kamulaştırmama işleminin iptali davasının idari yargıda, bedel tespiti ve tescilin ise adli yargıda görülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Yani ihtilaf "hangi yargı kolu" değil, "hangi aşama hangi yargı kolunda" sorusundadır.

6745 sayılı Kanun'un konuya ilişkin bazı hükümlerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması da tabloyu değiştirmiştir. Dolayısıyla dosya açmadan önce güncel Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının kontrol edilmesi, görev yönünden ret riskini azaltır. Pratik yaklaşım şudur: fiili el atma iddiası varsa adli yargı, yalnızca plandan doğan kısıtlama varsa idari yargı; ikisi bir arada ise taşınmazın bütünlüğü gözetilerek fiili el atmanın varlığı değerlendirilir.

Tazminat nasıl hesaplanır?

Bedel, taşınmazın niteliğine göre belirlenir ve hesap kural olarak bilirkişi incelemesiyle yapılır. Arsa niteliğindeki taşınmazlarda emsal karşılaştırma yöntemi, arazi niteliğindekilerde ise gelir yöntemi esas alınır. Emsal seçiminde taşınmazın konumu, imar durumu, yüzölçümü ve altyapı imkânları birlikte değerlendirilir.

Değerlendirmede esas alınacak tarih uygulamada en çok tartışılan noktalardan biridir. Bedelin hangi tarihteki değere göre hesaplanacağı, el atmanın türüne ve dosyanın hangi yargı kolunda görüldüğüne göre değişebilir; bu nedenle dava dilekçesinde talebin açık biçimde belirtilmesi gerekir. Faiz talebinin ayrıca ve açıkça istenmesi de önemlidir, aksi hâlde mahkeme talep dışına çıkamaz.

Bir başka pratik nokta, taşınmazın üzerindeki yapı ve ağaçlardır. Muhdesat olarak nitelendirilen bu unsurların bedele dâhil edilip edilmeyeceği, kime ait olduklarının ispatına bağlıdır. Muhdesatın aidiyeti ayrı bir uyuşmazlık konusu hâline gelebildiğinden, dosyaya baştan tapu kaydı, kadastro tutanağı ve varsa yapı ruhsatının konulması gerekir.

Dosya açmadan önce kontrol listesi

  • El atmanın türünü belirleyin. İdare taşınmaza fiilen girmiş mi, yoksa yalnızca planla mı kısıtlamış? Görev buna bağlı.
  • Tapu ve plan kayıtlarını birlikte alın. Taşınmazın planda hangi kullanıma ayrıldığı ve planın onay tarihi dosyanın temelidir.
  • İdareye başvurun. İdari yargıda dava, kural olarak bir başvurunun reddi üzerine açılır; doğrudan dava usul riski taşır.
  • Kısıtlılığın süresini belgeleyin. Planın uzun yıllardır uygulanmamış olması, mülkiyet hakkı ihlali değerlendirmesinde belirleyicidir.
  • Fiili durumu tespit ettirin. Fotoğraf, tespit tutanağı ve keşif talebi, fiili el atma iddiasının kanıtıdır.

Bu konuda emsal karar nasıl bulunur?

Kamulaştırmasız el atma dosyalarında arama yaparken yalnızca "kamulaştırmasız el atma" ifadesiyle yetinmeyin. Uyuşmazlığın somut noktasını arayın: "hukuki el atma", "imar planında kalan taşınmaz", "kamulaştırmama işleminin iptali", "mülkiyetin bedele dönüştürülmesi". Görev tartışması için Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarını ayrıca taramak gerekir.

Aramayı kavram üzerinden kurmanın yöntemini içtihat arama stratejileri yazımızda anlattık. Tapu ve mülkiyet uyuşmazlıklarında benzer bir yaklaşımı muris muvazaası yazımızda da uyguladık; genel yöntem için emsal karar arama rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kamulaştırmasız el atma davası hangi mahkemede açılır?

Ayrım el atmanın türüne göre yapılır. İdare taşınmaza fiilen girmişse dava adli yargıda, asliye hukuk mahkemesinde görülür. Taşınmaza fiilen el atılmamış, kısıtlama yalnızca imar planından doğuyorsa, yani hukuki el atma söz konusuysa, Yargıtay'ın yerleşik kabulü uyarınca görevli yargı yeri idari yargıdır.

Görev konusundaki tartışma tam olarak nerede?

Hukuki el atmanın idari yargıda görüleceği konusunda yerleşik bir kabul vardır. Tartışma sonraki aşamadadır: kamulaştırmama işleminin iptalinden sonra bedel tespiti ve tescilin hangi yargı kolunda yapılacağı. Danıştay 6. Dairesinin bir kararındaki karşı oyda bu aşamanın adli yargıya ait olduğu savunulmuştur; bu nedenle güncel Uyuşmazlık Mahkemesi kararları kontrol edilmelidir.

Doğrudan tazminat davası açabilir miyim?

Hukuki el atmada Danıştay'ın yaklaşımı, önce kamulaştırmama işleminin iptalinin sağlanması, bunun sonucu olarak da mülkiyetin bedele çevrilmesinin talep edilmesi yönündedir. Bu sırayı atlayan davalar çoğu zaman esasa girilmeden usul yönünden sonuçlanır.

Taşınmazın bir kısmına el atılmışsa ne olur?

Danıştay, taşınmazın bütünlüğünü esas alır. Kalan kısım kullanılamaz hâle gelmişse, bir bütün olan taşınmazın tamamı açısından fiili el atmanın varlığı kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekir.

İdare kamu yararı olmadan el atmışsa bedel ödemesi yeterli mi?

Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ifadesiyle, kamulaştırmasız el koymada da kamulaştırmada olduğu gibi taşınmazın edinilmesinde kamu yararının bulunması zorunludur. Bedel ödenmesi, kamu yararı bulunmayan bir el atmayı hukuka uygun hâle getirmez.

Planda kamu alanına ayrılan taşınmaz için ne kadar beklemek gerekir?

Kanunda herkes için geçerli tek bir süre yoktur; değerlendirme, kısıtlılığın süresi ve malikin taşınmazdan yararlanma imkânının fiilen ortadan kalkıp kalkmadığı üzerinden yapılır. Uzun süre uygulanmayan plan, mülkiyet hakkının ihlali değerlendirmesinde önemli bir unsurdur.

Bu davalarda hangi Danıştay dairesi yetkilidir?

İmar planı ve kamulaştırma kaynaklı uyuşmazlıklarda temyiz incelemesi ağırlıklı olarak Danıştay 6. Dairesi tarafından yapılır. Yargı kolları arasındaki görev uyuşmazlıkları ise Uyuşmazlık Mahkemesi önünde çözülür.

Sonuç

Kamulaştırmasız el atma dosyalarında kaybedilen davaların önemli bölümü esastan değil, yanlış yargı kolunda açılmaktan veya usul sırasının atlanmasından kaynaklanır. Fiili ve hukuki el atma ayrımını dosyanın en başında netleştirmek, idareye başvuru aşamasını atlamamak ve görev konusundaki güncel içtihadı kontrol etmek, esasa geçebilmenin ön koşuludur.

kamulaştırmasız el atmahukuki el atmatazminatgörevli yargı yerimülkiyet hakkıimar planı

İlgili yazılar